Çünkü... ...
Pınar Altuntaş tarafından tarihinde yazıldı.Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
Seni seviyorum çünkü; her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana. Ben her günü seninle başlıyorum, seninle bitiriyorum.
Seni seviyorum çünkü; sorgulamıyorsun, yargılamıyorsun beni. Olduğum gibi kabul ediyorsun, hatalarımla, zaaflarımla. Değiştirmek yerine anlamaya çalışıyorsun, ne güzel.
Seni seviyorum çünkü; sende ruh var yaptığın her işe ruhunla sarılıyorsun. Severken de böylesin. İş olsun diye, gerçekten ruhunu da doyuma ulaştırmak için seviyorsun.
Seni seviyorum çünkü; sende yüreğinin sesini dinliyorsun benim gibi. Hesap yapmıyorsun, karşılık beklemiyorsun. Kendin için kendini mutlu etmek için seviyorsun.
Seni seviyorum çünkü; uzaklığına tahammülüm yok. Her şeyde beklemeyi biliyorum, ama konu sen olunca sabır diye bir şey kalmıyor bende. Özlemine dayanmak dünyanın en zor şeyi.
Seni seviyorum çünkü; hiç düşmanın yok senin. Nasıl olsun ki...Bir insanın sana düşman olabilmesi için aklını oynatmış olması gerek. Delilerle de senin işin olmaz zaten.
Seni seviyorum çünkü; yüzünü görmesem bile telefondaki ses tonumdan sıkıntılı olduğumu anlayabiliyorsun. Ve hemen "Neyin var bir tanem" diye soruyorsun. Senin bu ilgin benim sıkıntımı dağıtmama yardımcı oluyor.
Seni seviyorum çünkü; cep telefonumu karıştırmıyorsun, mektuplarımı açmıyorsun, faturaları, fişleri kontrol etmiyorsun, ceplerimdeki küçük kağıtlarda neler yazdığını merak etmiyorsun.
Seni seviyorum çünkü; günün en yoğun saatinde beni işyerimden arayıp kulağıma tatlı sözcükler fısıldıyorsun. İşte o zaman ben yeniden müthiş bir enerjiyle dolup daha büyük bir keyifle çalışıyorum.
Seni seviyorum çünkü; sarhoş olmama izin veriyorsun. Sarhoşken yolda sendelendiğimde koluma girip bana yardım ediyorsun. Sızıp kalıyorum, istediğim kadar uyumamı sağlıyorsun. Uyandığımda yanımdasın ve her şeye rağmen bana "Çok güzel görünüyorsun" diyebiliyorsun.
Sensiz olmaz çünkü; bu dünyada iyiliğe dair ne varsa seninle öğrendim ben. Tüm yalanlardan, tüm ihanetlerden seninle arındım, yeniden doğdum. Senden önce bildiğim her şeyi sildim, yok ettim. Gidersen, sen de beni yok edersin...
Etiketler:
Alıntı,
Keskin Bıçak,
Kişisel,
mınar,
Müzik


bukadar hüzünlü yazıyı acaba yazan/aktaran sen olduğun için mi böylesine keyifli okuyorum ben?
hani hep cıvıl cıvılsın ya böyle duygu yüklü yazılar bile o imajını aklımdan silemiyor Pınarcım.
"bütün iş tahir'le zühre olmakta" belki de günümünzde pek hoş karşılanmıyor bu tahir zühre meselesi.. mesela yarın sabah kimin yanında uyanacağını bilmek zevk vermiyor insanlara.. biraz tüketmekten doğduk bizler galiba. çabuk tüketiyoruz birbirimizi. alışkanlık der oldu çoğumuz hayatı paylaşmaya. oysa ne kadar da yüce birşeydir kanından olmayan birini kanına katmak..
Teşekkürler Pınar Hanım,dostça kalınız...
* * * Teşekkür ederim Hülya'cığım.
"Nasıl olursa olsun" KEYİF duyuyorsan eğer okurken ne mutlu bana (!)
Hüznümü sadece böyle yaşayabiliyorum artık "nedense" bir zamandır...
* * * Kısa Bir Cümle;
"MERHABA..."
Ne doğru demişsin : "oysa ne kadar da yüce birşeydir kanından olmayan birini kanına katmak.."
Ama "ve" şurası da var :
(Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istersen dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahir'liğinden
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmak ta...
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil...)
değil mi ?
* * * Asıl ben teşekkür ederim İsa (!)
Hep böyle kalın .
isa bey ne kadar anlamlı hale getirmişsiniz sevgiyi yazınızda evet ayıp değil sevmek...hatta ölmek...ama bu yazdıklarım biraz zaman ötesine ait.şimdi aşk mahrem insan yılışık, ayıp. aşkın çok afedersiniz ama b..k çıkardılar.herkez birbirine aşık.1 sene içinde kaç kişiye aşık olur insanlar hatta 4-5 ay içinde.kendinide sevgiyide rezil edercesine.neyseki böyle amansız ve "zavallı"insanlar varda biz daha sıkı tutunuyoruz sevdiğimize ve sevdikliklerimize...
elbette ki şart değil elmanın da sevenini sevmesi.. selvildiği için sevmek pek de sevilesi birşey değil bence de. (biraz garip bir cümle oldu ama..) orhan arkadaşın söylediği gibi biraz durumlar. ne kadar da kolay aşık olur, ne kadar da kolay vazgeçer olduk. biraz atış poligonuna döndü ortalık, otobüsler, beyoğlu, alışveriş merkezleri vs. herkesin gözü diğerinde. bakışmalar bitmek bilmiyor. senede bir sınıf geçip beş aşk atlatan öğrenciler gibi.. oysa biraz daha değerli olmalı mabet.
çünkü olmasın, nedensiz olsun.
böyle bişey mi vardı, hatırlayamadım mı, öyle birşey oldu..
Ne kadar içten ve yalın anlatılmış.Çok güzel Mınarım.
Böyle bir sevgi yaşamanı dilerim seninde :)